Aday Takip Sistemi (ATS) Nedir, Şirketinize Gerçekten Gerekli mi?

Aday Takip Sistemi (ATS) Nedir, Şirketinize Gerçekten Gerekli mi?

Aday takip sistemi, işe alım sürecinin tamamını tek yerde toplayan bir yazılımdır: ilan yayımlama, başvuru toplama, aday değerlendirme, mülakat planlama, karar ve teklif. İngilizce kısaltmasıyla ATS — Applicant Tracking System.

Tanım kolay. Asıl soru şu: sizin şirketinizde bu bir ihtiyaç mı, yoksa erken bir yatırım mı?

ATS olmadan işe alım nasıl yürür

Küçük ekiplerde süreç genelde şöyledir: ilan LinkedIn'e ve bir-iki siteye elle girilir, başvurular bir e-posta kutusuna düşer, CV'ler bir klasöre indirilir, mülakat notları bir dokümana yazılır, kim hangi aşamada bir Excel'de tutulur.

Bu, ayda bir pozisyon açan ve tek kişinin yürüttüğü bir süreçte gayet çalışır. Yazılım almak için erken olabilir.

Nerede bozulmaya başlıyor

Bozulma genelde şu beş noktadan birinde başlar:

Aynı anda birden fazla pozisyon açıldığında. Tek Excel iki pozisyonu kaldırır, beşi kaldırmaz. Kimin hangi ilana başvurduğu, kimin hangi aşamada olduğu takip edilemez hâle gelir.

Karar birden fazla kişiye yayıldığında. İşe alım yöneticisi, departman müdürü, bazen üst yönetim. Herkes farklı e-posta zincirinde farklı CV versiyonuna bakar. "Bu adayı kim değerlendirdi?" sorusunun cevabı kaybolur.

Aday sayısı okunabilir olmaktan çıktığında. 40 başvuru okunur. 400 başvuru okunmaz — ya da okunur ama son 100'ü ilk 100 kadar dikkatle okunmaz, ki bu daha kötüdür çünkü fark edilmez.

Eski adaylara dönmek gerektiğinde. Altı ay önce iyi bulduğunuz ama almadığınız aday, yeni pozisyon açıldığında hatırlanmaz. Klasördeki 800 CV aranabilir değilse yok hükmündedir.

Birisi ayrıldığında. İşe alımı yürüten kişi ayrıldığında süreç bilgisi de gider. E-postalar onun kutusunda, notlar onun dokümanında.

ATS'nin gerçekte çözdüğü şey

Özellik listelerine bakınca ATS bir "verimlilik aracı" gibi görünür. Pratikte çözdüğü asıl problem kurumsal hafızadır.

İşe alım verisi doğası gereği dağınıktır: CV bir yerde, yazışma başka yerde, değerlendirme üçüncü yerde. Bu dağınıklık üç şeye mal olur:

  • Ölçemezsiniz. Hangi kanaldan gelen aday işe alınıyor? Süreç nerede tıkanıyor? Bu soruların cevabı ancak veri tek yerdeyse alınabilir.
  • Silemezsiniz. KVKK kapsamında bir aday "verilerimi silin" dediğinde, verinin nerede olduğunu bilmiyorsanız silemezsiniz.
  • Devredemezsiniz. Süreç bir kişinin kafasındaysa o kişi tatile çıktığında durur.

Hangi durumda gerçekten gerekli

Şu üç sorudan ikisine evet diyorsanız ATS muhtemelen artık bir ihtiyaç:

  1. Aynı anda üçten fazla açık pozisyonunuz oluyor mu?
  2. İşe alım kararına İK dışından düzenli olarak birden fazla kişi katılıyor mu?
  3. Yılda 15'ten fazla işe alım yapıyor musunuz?

Üçüne de hayır diyorsanız, yazılım almak yerine mevcut sürecinizi yazılı hâle getirmek daha yüksek getirili olabilir.

Sık yapılan iki hata

Erken alıp kullanmamak. Ayda bir pozisyon açan bir şirkette ATS, ekstra iş yükü gibi hissettirir ve kullanılmaz. Kullanılmayan sistem hem para hem de veri kaybıdır — çünkü artık veri ikiye bölünür.

Geç alıp göç edememek. Beş yıllık dağınık aday arşiviyle sisteme geçmek, sıfırdan başlamaktan çok daha zordur. Veri taşınamaz hâle gelmeden önce geçmek daha kolaydır.

Karar vermeden önce

ATS'nin size ne kazandıracağını tahmin etmek yerine, şu anki maliyetinizi ölçün: son üç pozisyonda ilandan teklife kadar kaç gün geçti? Kaç aday süreçte kayboldu? Bir işe alım yöneticisi aday hakkında bilgi almak için kaç kişiye sordu?

Bu üç rakam, herhangi bir özellik karşılaştırmasından daha çok şey söyler — hem ihtiyacınız olup olmadığı hem de hangi özelliklerin önemli olduğu konusunda.

Karar verdiyseniz, seçim aşamasında sormanız gerekenleri ATS seçerken sorulması gereken 12 soru yazısında topladık.

Bu Yazıyı Paylaş